Nezihe Meriç’in İlk Dönem Öykülerinde Kadın Bakış Açısı

Lerzan Gültekin

Bu makalenin amacı Nezihe Meriç’in ilk dönem öykü kitaplarından seçilmiş olan beş adet öyküsünde kadın ve kadın bakış açısını feminist kuramlar çerçevesinde incelemektir. Meriç’in 50’li ve 60’lı yıllarda yazdığı bu öykülerde kadınlar o yılların ataerkil yapısı içinde, eğitimli bile olsalar geleneksel değerlerle yetiştikleri için kendilerini baskı altında ve yalnız hissederler. Ancak, tüm yalnızlıklarına karşın içinde yaşadıkları düzeni sürekli sorgularlar ve onların birer birey olmalarına izin vermeyen ataerkil düzenin geleneklerini ekonomik ve cinsel özgürlüklerini elde ederek birey olup yıkmaya çabalarlar. Ancak 70li 80li yıllardaki kadın yazarların yapıtlarında görülebilen, bireyselleşmiş, cinselliğini yaşayan “özgür kadın” prototipini çağrıştıran bu öyküler, Meriç’i bu konuda öncü bir yazar konumuna getirirken, onun, kadının bireyselleşmesi için, geleneksel toplumsal cinsiyet rollerinin her iki cins için açısından sorgulanması gerektiğinin bilincinde olduğunu gösterir. Ayrıca, Meriç, ataerkil düzenin kuralcı, fallosentrik dilini, kullandığı dil ve yazım teknikleriyle de alt üst etmiştir. Bu, onu öncü yapabilecek bir başka özelliğidir. Postmodern sayılabilecek, avant-garde yazım teknikleri, dilinin şiirselliği, müzikalitesi, ritmik oluşu, iç monolog tekniğiyle bilinç akımını andıran anlatımı, ve öykülerinin daha çok ruhsal çözümlemelere dayanan ucu açık öyküler oluşu, Meriç’in anlatımının ve dilinin Fransız feminist kuramcılarının ortaya attıkları “kadın dili” ni çağrıştırdığı için, öyküler, Cixous, Kristeva ve Irigaray’ın kuramları ışığında incelenmiştir.

Anahtar Kelimeler:

Cinsellik, özgür kadın, Fallosentrik/fallogosentrik, ikili karşıtlıklar, kadın dili