"Birlik" Arzusunda Araçsallaşan 'sosyalizm': Baas Partisi’nde Sosyalist Düşüncenin Niteliği

Cem Oğuz

Ortadoğu coğrafyasına 20.yy’da damgasını vuran önemli siyasal oluşumlardan birisi hiç şüphesiz Baas Partisidir. Kendini belirli bir devlet ile sınırlandırmayan ve etki alanı olarak tüm Arap ülkelerini seçen bu partinin nihai hedefi kurgusal sınırlar ile birbirlerinden ayrılmış ve birbirine düşman edilerek, kalkınmaları engellenmiş Arap halklarını tek bir siyasi birim altında bir araya getirmekti. Muarız olarak bölgedeki aktif emperyalist güçleri ve onların gölgesinde hüküm süren monarkları hedef tahtasına oturtan parti, ideoloji olarak ise milliyetçilik ile terkip edilmiş bir sosyalizmi benimsiyordu. Anti-kapitalizmden ziyade, anti-emperyalizm üzerinden kendini konumlandıran bu sosyalizm, sınıf ve diyalektik gibi sosyalizmin temel kategorilerine de uzaktı. Arap halklarını ezilen bir ulus olarak gören parti, bu nedenle sınıf yerine ulusu oturtuyor ve tarihin öznesi olarak da ulusları görüyordu. Ulus ise bu bağlamda yer yer canlı bir organizma, yer yer de bir ruh olarak irrasyonel örüntüler ile karşımıza çıkıyordu. Bu nedenlerle parti her ne kadar tüzüğünde kendisini Birlik, Özgürlük ve Sosyalizm üzerinden tanımlıyor olsa da, nihai noktada sosyalizmi, Arap ulusunun kurtuluşunu gözeten birlik ilkesinin gölgesine yerleştiriyor ve böylece onun içini boşaltarak, araçsallaştırıyordu.

Anahtar Kelimeler: Baas Partisi, Michel Aflaq, Arap milliyetçiliği, sosyalizm.